Reklam
Bugun...
Beklide yeni bir NUH TUFANI gerek bu İnsanlığa!


Dilek Baykal
dilekbaykal34@hotmail.com
 
 

Nekadar da doğa kanunu diye kendimizi avutsak da bir türlü uyarı değilmidir?

Depremler, seller, fırtınalar.

 

Ortalığı kin den, nefretten,  düşmanlıktan arındıracak bir tufan!

İnsanlığın yok olma pahasına da olsa.

Geçmiş tekerrür edebilir her an eğerki uyumaya devam ederse bu insan…

 

Zor du neresinden bakarsak bakalım yorucu bir o kadar da yıpratıcı bir yılı daha arkamızda bırakarak yeni yılın umudu ve heyecanını yaşıyor yüreklerimiz.

 

Unutamadıklarımız!

Yada hatırlamak dahi istemeyeceğimiz olaylar ile dolu koskoca bir yılı daha bitirdik.

Ömrümüzden bir yıl daha eksildiğinin farkında olmadan.

İnatçılığımızdan, bencilliğimizden, kindarlığımızdan asla ödün vermediğimiz

Bunun uğruna başa baş, dişe diş savaştığımız öfkemize, hırsımıza yenik düştüğümüz

Ama bencilliğimizden asla vazgeçmediğimiz 365 gün kaldı arkamızda.

 

Hayatın içinde yok olmak pahasına da olsa inatla kendi doğrularımızın bencilliğinde büyük bir azimle gururla yol aldığımız  kelimede uzun yaşanırken bir yıldırım hızı ile geçen bir yıl daha kaldı geride yine..

Bir yandan umutlarımız diğer yandan ‘adam sendeciliğimiz, böyle gelmiş böyle giderciğiliğimiz.

Bitip tükenmeyen gün geçtikçe artan öfkemiz, kin ve nefretimiz daha ne kadar taşıyabilir bu kadar kirli düşünceyi zavallı yaşlı dünyamız?

 

Her yeni yıla girdiğimizde yaşanılan taze umutlar la başladık 2015 şe ilk aydan sonra bir önceki yıldan farkı olmadığını görüp ya Mevlasına bırakacağımız pes edeceğimiz tonlarca halledilmesi gereken irili ufaklı sorunlar,  çocuğundan, gencine, yaşlısına bakmadan ertelenmiş insanlar, umutlar birikmeye başladı bile yürek kapımızın önüne.

 

Oysa herkes kendi yürek kapısının önünü süpürse kalırmıydı zorluklar?

Ertelenirmiydi umutlar?

Son bulmazmıydı savaşlar?

Nedensiz ölen bin bir umutla dünyaya getirilen onca çocuklar hala nefes alıyor olmazmıydı?

Aldığımız her nefeste kaybolan hayatların hiç uğruna söndürülen dünyaların vebalini taşıyor olmamız yetmiyor mu?

 

Daha ne kadar sürecek bu vurdumduymazlığımız?

İlla ki kendi canımızın yanmasımı gerek karşımızdakini anlamak için.

Nerede bizim insanımız?

Nerelerde bıraktık o güzelim sevgi, sevkat, merhamet dolu yüreklerimizi?

Saygımız nerede?

Ya hürmet, merhamet hangi sokağın köşesinde kaldı?

Silkelenelim ey dostlar kendimize gelelim

Aciziyet değilmidir?

Kin gütmek, nefret etmek,

Attığımız zaman mangalda kül bırakmayan bizler!

Kendimize gelmenin zamanı gelmiş de geçmekte daha fazla gecikmeden herkes kendi yürek kapısının önünden başlasın bu felaketi süpürmeye yoksa yakındır ‘İnsanlık yeni bir ‘NUH tufanı görmeye.

 

Dilek Baykal

 



Bu yazı 1148 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



5 + 4 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI