Reklam
Bugun...
Dilin Dansı...


Dilek Baykal
dilekbaykal34@hotmail.com
 
 

Konuşmasından anlaşılır insan. Güzel konuşmasından…

Kalpten kalbe yol vardır derler.

Bunu biraz daha değiştirerek söylersek: Dilden kalbe yol vardır.

Gönlü güzel insanların konuşmaları da yumuşak ve ılımlıdır. Asla kalp kırmaz onlar.

Çünkü bir ahenk vardır gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabına sunar. Katı kalpli insanlar ise, bu Ölçüyü yitirmiştir.

Gönül kayalıklarında paramparça olmuştur. Altın ile gümüşü birbirinden ayıramaz artık onlar. Olur olmaz yerde söz eder, ya baş kırar, ya da göz çıkarır.

Ilık meltemler gibi nefesler gerek bize.

Gönüllere ulaştığında, bahar çiçekleri açtıran.

En sert yürekleri dahi yumuşatan, yoğuran, şekillendiren… “Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.” derler. Ne kadar doğru. En öfkeli olduğumuz anlarda bile yüreğimizdeki karanlığı gündüz aydınlığına çevirir güzel bir söz.

En karamsar ve karmaşıklık yüklü anları bile cennet bahçesine çevirir, sıcacık ve iç açıcı bir söz.

Bu sebepten, güzel ve nazik konuşan insanların pek düşmanları olmaz çevrelerinde. Bilmeden bir gönül kırarlarsa, hemen tamir ediverirler bir kaç sözle. Yüreklerinde yalan olmadığı için, inandırıcı bulur çevreleri böyle kişileri. Zaten yalana ihtiyaçları da yoktur, böyle gönül ve söz ustalarının.

Bazen bilmeden açtıkları yaralar olur elbet gönüllerde.

Ama bu bilmeden olur çoğu kez.

Lâkin o yarayı dudaklarından akan bal gibi kelimelerle, sihirli cümlelerle bir anda iyileştirirler.

Asla başka bir zamana bırakmazlar açtıkları yaraları. Anında pansuman eder ve tedaviye geçerler.

Acı konuşan insan böyle mi? Dil yayından karşıdakine fırlattıkları kırıcı söz oku, paramparça eder karşısındakinin yüreğini, zalimler de öyledir…

Kırdıkları kalbin çırpınışları ve yanaklardan sızan gözyaşlarını görmezlikten gelip, dönüp giderler. Öylelerini akrebe benzetebiliriz.

Sokmaktan zevk alan acımasız akreplere… Dillerini de, zehirli iğnelere…İnsanların başına felâketler, sıkıntılar da çok kez dilleri yüzünden gelir. Dilini tutmayan, ne zaman ve nasıl konuşacağını bilmeyen insanların başlarına belâ geldiği ve bu yüzden pişmanlık duydukları çok görülmüştür. Toplumda her şey karşılıklı olmaktadır. Birine göndermiş olduğumuz bir tebessüm, bize yine tebessüm olarak geri döneceğini asla unutmamız gerekir.

Birçok insanın zorbalıkla ve kaba kuvvetle elde edemeyeceği bazı şeyleri, bir tebessüm ve iki tatlı söz ile elde etmek mümkün olmaktadır.

Atalarımız ;

"Tatlı dil yılanı ininden, acı dil insanı dininden çıkarır." diyerek, bu hususu çok güzel bir şekilde özetlemişlerdi.

Ne kadar sinirli olursak olalım, karşımızdaki insandan gülen bir çift göz ve tebessüm eden iki dudak gördüğümüzde, hemen yumuşar ve içinde bulunduğumuz olumsuz durumdan uzaklaşırız.

Güneşin o sıcağı, nasıl ki sert buzları bile yumuşatıp erittiği gibi, güler yüz ve tatlı dil de, sert kalpleri ve gönülleri yumuşatır ve eritir. Tatlı dilin ve güler yüzün açamayacağı kapı hemen hemen yok gibidir..

Tatlı sözlerimizi içimizde saklamayalım. Birbirimize iyi şeyler söyleyelim, birbirimizi kırmayalım. Birbirimizi kırmayıp onun yerine birbirimizin moralini düzeltmeyi ve hayatımızı güzel, açık renklerle boyamayı tercih edelim.

Dilek Baykal



Bu yazı 693 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 5 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI