Reklam
Bugun...
Ölümün ve ölenin umursanmadığı bir gaflet çağına açtı kapılarını zaman...


Dilek Baykal
dilekbaykal34@hotmail.com
 
 

 Ölümün ve ölenin umursanmadığı bir gaflet çağına açtı kapılarını zaman .
Kabaran hafakan yürekler...
Yüreğimizde ağırlıklar ...


Peki bu ağırlıklardan kurtulmanın yolu nedir?

--Affetmek ve hoşgörü !

Peki Neden affetmelerden uzak yürek gereksiz ağırlıklara köle olur ki! karşımızdakini ödüllendireceğimizi sanarak yanılıp inatla direnmek değil mi Ben af etmem demek sanki benliğimizden, kişiliğimizden ödün verdiğimizi sanarak şiddetle reddettiğimiz bir eylem mi oldu? Bağışlamak, bağışlamanın yolunu seçmek bir defalığına değil birçok kez affedebilmek etrafımızdakilere fırsat vermek değerlerin farkındalığını keşfetmelerine yardımcı olmak kadar güzel rahatlatıcı bir yöntem olabilir mi? İnsanları hayvanlardan ayırabilen en güzel duygudur Affetmek! kişiliğimize verebileceği zararları bilmeden çıkar o kelime dudaklarımızdan Af etmem! Dilini teraziye koymadan oynatıp, sonrasında söylediğine pişman olmak aslında . Kinin, nefretin bedenimize verdiği zararı bir bilebilseydik İnsan ömrünü nasılda törpülediğini düşünebilseydik af etmek gibi güzel ahlaktan uzak kalmazdık.

Her üzüntünün, sıkıntının yüzlerimizde açtığı derin çizgiler oluşmazdı eğer af edebilseydik! İnsanlar arası ilişkilerde hoşgörünün, hayatı kolaylaştırdığını ve yaşanabilir hale getirdiğini fark edebilirdik. Hoşgörü kişilerin hatalarını kusurlarını kabul etmek değildir tam aksine onu düşeceği yanlışlardan alıkoymak üzülmesine engel olmak doğruyu gösterme çabasıdır..

Bir ayeti kerimede; Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.' (Nur Süresi, 22) buyrulur. Allah’ın bizi bağışlamasını sevmez miyiz?.. Bir dua karşılığı Yaradan bile affederken aciz kulunu, kul kula niye bir ömür kin güder? O ki defalarca kullarını bağışlayan esirgeyen biz nasıl olurda ! Ben onu sildim asla bir daha af etmem diyebiliriz ? Bu apaçık bir isyan büyüklenme değilmidir? O' nun af ettiğini, merhamet ettiğini cezalandırmak ne haddimize! Yüreklerimize sevgi ve merhameti hiç esirgenmeden doldurulmuşken inatla Af etmem , hoşgörmem gibi bahanelerin arkasına sığınıp hayatı zindanlarda yaşamak ve yaşatmak da neyin nesi? Hem bizim ederimiz ne ki? Bu kadar büyükleniyor ve kibirleniyoruz. Eğer ateşe yetişmeye çalışan bir karıncanın önüne çıkarsak, ağzında taşıdığı suda boğulacağımızı bilenler olmamız gerekirken, günlerimiz kan kin nefret içinde yüzüyor fakat bir boğulanımız bile yok. Yok yoook, biz insan olarak bildiğimiz ölümden bile korkmuyoruz. İnatla uğraş veriyoruz şeytana yarenlik için...

Dilek Baykal


Bu yazı 970 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



2 + 4 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI