Reklam
Bugun...
1 KASIM SEÇİMİ ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK


KEMAL SÜPHANDAĞ
 
 

Olayı sanırım en iyi izah eden başlık bu. Yapılan tam da buydu.

Kobani ye yaklaşımıyla Kürtleri küstüren AKP 7 Haziran yanilgisini HDP’ye bağladı. Bu tespit doğruydu da. Ama bunu bir haksızlığa uğramışlar gibi dile getirdi Cumhurbaşkanı ve çözüm sürecinin artık bir anlamının kalmadığını ifade etti.

Bunu da yerel seçimlerde ki HDP’nin yükselme trendine ve bu seçimde ki başarısına vurgu yaparak, çözüm sürecinin başkalarına yaradığını gördük dedi. Yani demek istiyordu ki, çözüm süreci AKP’ye yaramadı. Kürtler bize değil çözüm sürecinin öteki tarafı HDP’ye oy verdi.

HDP’yi de “inadına seni başkan yapmayacağız” söyleminden dolayı defalarca ağır hatta tehditkar ve hakaretvari bir şekilde eleştirdi. Çözüm sürecinin, bir ihtiyaç olması yada barışın Türkiye için öneminden ziyade kendisine yarayıp yaramadığı önemliydi kendisi için. O nedenle de işe Kürt karşıtlığı ve HDP karşıtlığıyla başladı. Bu açıklamaları Suruç katliamı ve o katliamdan sonra ki polis, asker infazları izledi.

Böylece savaşa start verildi. Yani Erdoğan’ın çizdiği projeye PKK de yanıt vermekte gecikmedi ve Böylece operasyonlar,savaş, hendekler, gerilla ve asker cenazeleri gelmeye başladı.

Yine annelerin gözyaşları akmaya başladı.

Oysa bölge ve ülke uzun süredir bu manzaraları yaşamıyordu.

Bölge de, silahlar suskun, gözyaşları dinmiş ekonomik anlamda bir canlanma yani ciddi bir normalleşme olmuştu. Bu Erdoğan'ın projesiydi ve uygulamaya koymayı başardı. Bu projeyle hem Kürtlere eski yaralarını, eski dehşet yıllarını anımsatıyor. Tekrar o yıllara dönülebileceğini gösteriyordu.

Bu iş Kürdistanla da sınırlı kalmadı. Yayıldı. Metropollerde Kürtlere saldırılara dönüştü. Otobüslerden indirilip dövülen kürtler oldu. Türkiye tam bir iç savaşa doğru yol aldı.

Saldırıların bir başka hedefi de HDP binalarıydı. 400 e yakın HDP binası yakıldı, yada şiddete, işgale maruz kaldı. Böylece bir yandan savaş tehdidi gösterilerek, öbür taraftan baskı, sokağa çıkma yasağı, ölüm ve tutuklamalarla da büyük bir korku yaratılmaya çalışılıyordu. Diğer yandan da, canlı bombalarla özellikle de Ankara garında ki patlamalarla yüreklere ciddi bir korku salındı. HDP den yana demokrasi güçleri yıldırıldı.

HDP’nin miting yapmasına zemin bırakılmadı. HDP seçim mitinglerini iptal etmek zorunda kaldı. Bir taraftan bunlar yapılıp HDP’ye her türlü şiddet ve tepki yönlendirilip, miting bile yapmasına imkan bırakılmazken, öte yandan iktidarın emrinde ki, onlarca yandaş tv ve gazeteyle de sürekli bu ortamın müsebbibinin HDP olduğu, HDP’nin bölücü amaçla çözüm masasını devirdiği anlatılıyor.

Böylesine yanlış, haksız bir algı oluşturuluyordu. Savaşı başlatan kendileri, ama suçlanan savaşın mağdurlarıydı. Bu algıyı emirlerindeki onlarca tv ve gazetenin yanı sıra devlet güç ve imkanlarıyla da gerçekleştirdiler.

Bu kanallarda gerçekleştirilen yalana iftiraya dayalı program ve haberlerle ve onlarca gazetenin neredeyse tek manşetle verdikleri gerçekleri ters-yüz eden yayınlarla, gerçekten de mağduru suçlu yapabilmeyi başardılar.

Bu işin bir diğer boyutu da Türklerde ki milliyetçi ve ırkçı kesimlere yönelik boyutuydu. Gelen asker polis cenazeleriyle bol bol hamaset edebiyatı yapılıp, yakmaktan, yıkmaktan, bitirmekten söz edilerek bu kesimden oy devşirilmeye çalışılıyordu. Anti-Kürt tavır ve tutumların, savaş ve kan kokan söylemlerin para ettiği bu kesimden oy devşirmeyi de başardılar. MHP 6 puan ve 40 vekil kaybetti.

Bunların hepsi de AKP Ye yaradı. HDP den de 1 puan gibi bir kayma olduğu görülüyor. Yani iki zıt kutuptan da savaş çıkararak oy devşirebildi. Ak partiye oy veren Kürtlerin önemli bir kısmı savaş kaygısı ve muhtemel bir AKP-MHP savaş hükümeti korkusu ile hareket ettiler. AKP’siz hükümetin olamayacağını, muhtemel bir koalisyonun da daha tehlikeli olacağı algısı onları ehveni şer yani kötünün iyisi mantığıyla hareket etmeye zorladı. Yani başlıkta ki gibi ölümü gösterip sıtmaya razı edildiler.

HDP büyük imkansızlıklara, büyük yalan ve gerçek dışı yayınla yapılan aleyhteki propagandalara, tv ve medyayı kullanamama, miting yapamama, yoğun bir baskı ve şiddet ortamına, hazineden yardım alamamasına rağmen barajı aşabildi. Bu gerçekten büyük bir başarıdır.

Bölge de de yoğun baskı, şiddet hatta pek çok birimde savaş ve şiddet nedeniyle kaçıştan kaynaklı oy verememe gibi etkenlerde söz konusudur. Tüm bu gerekçelere rağmen, AKP’nin Kürtlere sürekli tehditler savurmasına, savaş çıkarmasına, Suriye de ki Kürtlerin özgürlük mücadelelerine ve özgürlük güçleri PYD ve YPG'ye açıktan düşmanlık yapmasına rağmen Kürt oylarını artırabilmesi izaha muhtaç ve çok önemli bir konudur.

Böyle bir durumun gerçekleşmiş olması tüm pratiğin gözden geçirilmesini gerektirir. Eleştiri öz eleştiri olmadan, hatalarla yüzleşilmeden, hataların görülmesi ve telafisi mümkün değildir.

Bu değerlendirme sürecinden sonra, yanlışlardan dönülerek, doğru siyasi hedefe, doğru argüman ve söylemlerle yürünmelidir. AKP'nin çok kirlendiği ve MHP'leştiği bu süreçte, HDP'ye büyük bir muhalefet görevi düşmektedir. Mecliste ki her üç partinin de ortak paydası Kürt karşıtlığıdır.

HDP 59 milletvekili ile, Ortadoğu’nun yeniden dizaynın da ve Türkiye'nin anti-Kürt tutumla sabote etmeyi düşündüğü rojava ve Güney Kürdistan konusu ile yeni bir demokratik anayasa oluşumunda, başta siyasi partiler yasası, seçim yasası olmak üzere, Kürt sorununun siyasal çözümü konusunda ve Türkiye de evrensel anlamda ileri demokratik bir düzenin oluşumunda kilit rol oynayabileceği, çözüm gücü olabileceği açıktır.

Gelecekteki başarısı da, başta kendisinin demokratikleşmesi ve kendisinden beklenen performansı göstermesine halkların özgürlüğü ve kardeşliği çerçevesinde, özgürlükçü, demokratik, eşitlikçi, barıştan, emekten ve insan hak ve hürriyetinden yana bir misyona uygun rol üstlenmesine ve gereğini yapabilmesine bağlıdır.



Bu yazı 902 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 4 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI