Reklam
Bugun...
Bağımsızlık ve Kerkük üzerine


KEMAL SÜPHANDAĞ
 
 

 "Biz Kürt devleti fikrini tarihin çöp sepetine attık. Barzani Kürt devletini kurmamalı... Referanduma götürmemeli, halk 'Devlet' der ve doğru olmaz. Siyasetçinin görevi bunu engellemek. Barzani 'Kerkük Kürdistandır' diyerek hata yapıyor. Kerkük tüm halklarındır.Kerkük Kudüs gibidir, sadece bir halkın değil (sedece Kürtlerin değil) tüm halklarındır... Bütün halkları mutlu edecek konsensus sağlayıp savaşları acıları bertaraf etmek lazım. Kürt para bulunca ya gider birini vurur yada üçüncü bir kadınla evlilik yapar. Güney'dekiler biraz para, rahatlık buldu hemen devlet kurmaya girişiyor... Ulus Devlet diyerek (Kurdistan Devleti diyerek) halkları heba etmemeli... Ortadoğuda ulus devlet ilan etmekle (Kürdistan Devleti ilan etmekle) on yıllarca halkınızı savaşa acıya mahkum edersiniz’

Kürtlerin özgürlüğü ve demokratik talepleri için Kürtlere karşı büyük bir kirli savaşın yürütüldüğü, faili meçhullerin, yargısız infazların, köy yakmalarının yoğun yaşandığı bir süreçte kararlı ve yiğit tutumuyla hepimizin yüreğinde müstesna bir yeri olan bir zattır Sayın Hatip Dicle. Bu mücadelede büyük emeği ve bedeli olan bir zat. Bunu neden söyledi. Bu düşünesinin maddi dayanakları ne, bilmiyorum. Acaba niyeti farklı, söylediği şeyler farklımı oldu diye düşünüyorum. İlk kez katılmadığım bir düşünceye karşı sayın Hatip Dicle’ye saygımdan yanıt vermekte zorlanıyorum, yüreğim burkuluyor.

Yeryüzünde yüzlerce devlet var. Devlet kurma talebi yeryüzünde ilk kez Kürtlerden gelmiyor. Aslında devletlerle yönetilen bir Dünyanın devletsiz kalmış en büyük uluslarından biridir Kürtler. Ve devletsiz oldukları için inkara, asimilasyona, sürgüne, etnik ve kültürel jenositte maruz kalmış dört devlet arasında paylaşılarak sömürgeleştirilmiş bir halktır. 

Dün her parça da maruz kaldıkları Şeyh Sait, Ağrı, Zilan, Dersim, Mahabat, enfal, Halepçe gibi katliamların nedeninde kendilerini savunabilecek imkânlardan yoksun oluşlarıydı. Bu gün devlet olmadıkları halde kendilerini savunabilme imkânlarına, örgütlülüğüne sahip oldukları için hem kendilerini hem de başka halkları savunabiliyorlar. Eğer onlarda zamanında tarihin kendilerine devlet olma imkânı sağladığı süreçleri değerlendirip devlet olabilselerdi yukarıda saydığım trajedilerin hiç birini yaşamamış olurlardı. Devlet kurma Kürtlerin en meşru hakkıdır. Bunu ister kullanır ister kullanmaz. Bunun zamanı, mekânı, şartları, doğruluğu, yanlışlığı tartışılabilir. 

Ama kendi kaderini belirleme hakkı bizzat o halkın iradesindedir. Kaldı ki bunun için referanduma gideceklerini vurguluyorlar yani kararı siyasi otorite değil bizzat Kürdistan halkı verecek. Kürdistan da Kürtlerden başka halklarda yaşıyor (Arap, Türkmen ile Süryani gibi halklar ile Müslüman, Hristiyan, ezidi gibi farklı inanç grupları) onlarda bu kararda söz ve karar sahibidir. Dolayısıyla bu yaklaşım son derece demokratik ve adaletli bir yaklaşımdır. 

Ayrıca Kürtler Irak’ta federal anayasaya hep bağlı kaldı. Kerkük’te ve Musul’un Kürt Bölgelerin de yapılması gereken referandum Irak merkezi yönetimince yıllardır hep ertelendi. Kerkük’ün nereye bağlı olacağı konusuna anayasa gereği Kerkük halkı karar verecekti. Referandumu bu güne kadar yaptırmayan Irak merkezi hükümetidir. 
Bu gün gelinen nokta da kürtler dışındaki faktörlerden dolayı Irak fiilen üçe bölünmüştür. 

Bu fiili durumun müsebbipleri IŞID canileri kadar Maliki yönetimidir de. Yıllardır; suni ve Kürtlere karşı bir siyaset izleyen maliki IŞID gibi bir hareketin suni ırak coğrafyasında zemin bulmasına yol açtı. Sayın Barzani, sorunu en iyi gören kişi olarak bu konuda defalarca kendisini uyarmıştır. Bu gün artık Irak ya üçlü bir federal yapıya gidecek ya da üç bağımsız devlete bölünecek bu kaçınılmazdır. 
Bir de Kerkük Kürt müdür Arap mıdır tartışması var kısaca biraz o konuya değinmek istiyorum. 
1957 Yılı Kerkük İli'nde Nüfus Sayımı[2]

Ana Dili Kent Merkezi Kerkük İli Toplam Nüfus Nüfus Oranı 
Arapça
27,127 82,493 109,620 28.2% 
Kürtçe
40,047 147,546 187,593 48.2% 
Türkçe
45,306 38,065 83,371 21.4% 
Süryanice
1,509 96 1,605 0.4% 
İbranice
101 22 123 0.03 
Diğer 6,330 215 6,545 1.77% 
Toplam 120,420 268,437 388,857 100%

Bu günde Kerkük te seçilen 12 Milletvekillinin 8 i Kürt 2 si Arap 2 si ise Türkmen’dir. Bu durumu nüfusa teşmil ettiğimizde o günkü sonuçlara uygun bir tablo çıkar ortaya yani Kerkük nüfusunun büyük çoğunluğu Kürt’tür. Kerkük Kürdistan coğrafyasının içende Süleymaniye’ye 97 km. Erbil’e 83 km mesafede Kürtlerin çok eski bir yerleşim birimidir. Tabi Türkmen ve Arapların da oluşacak bağımsız bir Kürdistan’da yada federe bir Kürdistan’da Kürdistanlı bu halklara her tür hakları verilmelidir. O başka bir konu. Kerkük Kürtler için hayati önemde bir birimdir. Kürtler asla Kerkük’ten vazgeçmediler. Mele Mıstefa Barzani;

‘ Kerkük için ‘Tek başıma kalsam bile Kerkük için mücadele ederim. Çünkü Kerkük, Kürdistan’ın bir parçası ve gelecekte benim için Kerkük’ten vazgeçti demelerini istemiyorum’ demişti. 

Mûhsîn Dizeyî, ‘Kürdistan’ın her parçası değişik özellikte sosyal ve siyasal gerçeklere sahip. Mela Mistefa Barzani bunu hep söylerdi. Ama sonuçta mutlaka birleşmeleri gerektiği ısrarla vurguluyordu. Çünkü aradaki sınırların yapay olduğuna inanıyordu. Kürtlerin bu büyük düşü gerçekleştireceğine inanıyordu. Ve şimdi onun düşü gerçeğe dönüşmek üzere’ 

Rojava da da durum aynı hatta daha önemli. Kürtler tarihi bir süreçten geçiyor. Kaderlerine sahip çıkma anı bu an. Politik bazı mülahazalarla birbirini karalayarak, birbirine çelme takarak yol alınmaz. Herkesin kenetlenmesi ve hem güneyde ama daha çok Rojava’da kendine düşen görevi yerine getirmesi zamanıdır. Ufukta Güzel günler görünüyor yeter ki tarihi doğru okuyup doğru yol alalım.


Bu yazı 966 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 9 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI