Reklam
Bugun...
UCUZ YAKLAŞANLARIN DİKKATİNE


KEMAL SÜPHANDAĞ
 
 

40 yılı aşkın bir süredir kendini tanıyan biriyim. Bu süre zarfında asla ve asla düşüncelerim de ve çizgimde bir kırılma olmadı olmaz da. Çünkü siyasi düşüncesi menfaatleri gereği değişen, şekillenen alçaklardan değilim. Kendimi bildim bileli halkımın özgürlük mücadelesine karşı bir konumda olmadım, olmam. Alının kararların istediğim gibi olup, olmaması bu tutumumda bir değişikliğe yol açmaz. O kararı değerlendirir, eksik, yanlış ya da doğru görebilirim. Ama bu durum, yani varsa karar organlarımızın yanlış bir değerlendirmesi, içime sindiremediğim, yani yanlış bulduğum bir kararı olsa bile; bu durum benim partiye karşı bir tutum içine girmemi gerektirmez. Mücaleye bağlılığım bu kadar ucuz, böyle pamuk ipliğine bağlı değildir. Parti kararını yanlış bulsam bile,bu durum, halkıma düşman bir siyasi yapıdan yana tutum almama neden olmaz olamaz. Çünkü bu namussuzların işidir. Birileri biyolojik akrabam olan biri nedeniyle bu tür değerlendirmeleri yapıyor olabilirler. Ama bu şahıslar unutmasınlar ki; biyolojik akrabalık bizim irademize bağlı bir olay değildir. Hiç birimiz biyolojik akraba seçme kudretine sahip değiliz. Kürt halkına düşman bir partinin hizmetinde siyaset yapan akrabamın benim nezdim de Kürtleri katleden, Mehmet Ağa’dan, Tansu Çiler, Yeşilden yada dedemi öldüren Medeniden bir farkı yoktur. Dünya görüşüm, siyasi düşüncem menfaatlerim gereği esnemez. Düşüncelerimin değişmesi; siyasi düşüncelerime dayanak teşkil eden maddi dayanakların değişmesiyle olur. Yani Kürt coğrafyası hala dört parçaysa, hala Kürdistan diye bir sorun varsa, halkıma yönelik yüzyıldır sürdürülen saldırılar, tehditler, şiddet, baskı ve inkârla ulusal haklarından ve insan haklarından mahrum ve statüsüz bir yaşama mahkûmiyet hala sürüyorsa benim Kürt halkının özgürlük mücadelesine karşı bir konumda olmamı düşünmek bana yapılan en büyük haksızlıktır. Özet olarak, birileri için hak olanın, diğerleri i için de hak sayıldığı, tüm etnisitelerin, tüm inanç guruplarının ve tüm farklı düşüncelerin kendilerini ifade edebildikleri, yani tüm sistem mağdurlarının eşitliği, kardeşliği temelinde,kadından, emekten, doğadan yana bir sistemin oluşması için mücadele etmek benim en temel yükümlülüğümdür. Bu mücadeleye bağlılığım; bir yerlere geleyim diye, yâda birilerine yaranayım diye değil. Kürt halkının özgürlüğü için mücadeleyi, Vicdani ve insani bir yükümlülük olarak gördüğümdendir. Çünkü ben halkımın özürlüğünü her tür çıkarın üstünde tutan biriyim. Akrabam veya başka siyaset bezirgânlarının halkımızın ulusal birlik ve beraberliğini bozmak ve kendi çıkarları için Kürt halkının oylarını Kürt halkının düşmanı partilere kanalize etme amaç ve çabalarını nefretle kınıyorum. Bu emellerine asla ulaşamayacak olan bu zavallıları yol yakınken bu ihanetlerinden vazgeçmeye çağırıyorum. Kadirşinas Patnos halkının üç kez parlamento’ya gönderdiği ama halkının çıkarı yerine egemenlerin yanında saf tutan ve Kürt halkının tarihinin en trajik sürecinde hükümette yer alan bu zatta hayatının son çeyreğinde yeniden bir ihanette bulaşmaması çağrısında bulunuyorum. Sözünü ettiğim şahıs HDP nin Ağrı Milletvekili adayı Kürt halkının simge ismi Leyla Zina’yı cezaevine gönderen hükümettin de bir üyesiydi. Kürt halkının özgürlüğü herkesin, hepimizin çıkarından daha önemlidir. Bu anlamda partimizin gösterdiği adayları desteklediğimi ve kendilerine elimden gelen desteği vereceğimi deklere ediyorum. İlerleyen günlerde bende bu çalışmalarda yer alacağım. Çünkü;halkımın özgürlüğüne tercih edeceğim değerde bir şey yaratılamadı daha.



Bu yazı 1082 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



9 + 4 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI