Reklam
Bugun...
YERLİ, MİLLİ, TERÖR VE BAYRAK


Nihat AYDIN
ararat4747@hotmail.com
 
 

İnsanlar tarihi boyunca bazı zaman kelime, kavram ve terimlerin anlamlarını değiştirerek daha doğrusu ifade ettikleri manaların içini boşaltarak kendi siyasi çıkar veya ideolojik menfaatleri için farklı anlamlarla kullanabilirler, hatta onlara tezat olabilecek anlamlar yükleyerek siyasi ve ideolojik çıkarları uğruna kullanmaktalar.

Bediüzzaman Said Nursi bunun somut bir örneğini dile getirmiştir: ‘Cihadın adına baği koydular,’ diyor. İnsanlar toplumda olumsuz karşılanacak, ötekileştirilecek duygu ve düşüncelerini ifade ederken bunları direk dile getirdiklerinde toplumun göstereceği direnç veya yapacağı itiraz göz önünde bulundurularak kendilerince kelimeleri, kavramları, terimleri rafinerize ederek onları kullanmaya gayret edereler.

Günümüz Türkiye’sinde ülkeye hâkim olan bu gergin atmosferde toplumun liderleri, aydınlar, entelektüeller, bilge insanlar ve sözü kale alınacak insanların kullanacakları dil, herkesin ve toplumun her kesimini kucaklayacak yumuşak, olumlu, bütünleyici bir dil olmalıdır.

Bayrak bir ülkedeki bütün halkları temsil eden bir değer ve bağımsızlık simgesidir, sembolüdür. Eğer birileri bayrağı siyasi bir partinin veya ırkçı, milliyetçi bir düşüncenin simgesi, sembolü olarak diğer cemiyetlere karşı kullanırsa bu tutum öncelikle bayrağa yapılmış olan bir saygısızlıktır.

Ne yazık ki ülkemizde gerek geçmişte örneğin; 6-7 Eylül 1954’ te bir elinde bayrakbir elinde de Rum, Ermeni, Yahudi mağazalarından talan edilen, yağmalanan ürünler veya yakın zamanda ellerinde bayraklarla masum Kürt vatandaşlarımızın oturdukları mahallelere ellerinde bayrakla saldırmaları, demokrasinin havarileri konumunda olan siyasi parti binalarını ateşe vermek.

Bu anlattıklarımız ülkede gerçek anlamda birliğin, bütünlüğün ve tek yüreğin mayası olmaktan ziyade ülkenin birliğini, bütünlüğünü kemiren, zarar veren bir unsur olmaktan öteye gidememektedir. Bizler gerçek anlamda demokrasiye iman etmiş olsak hiçbir zaman bu tutum ve davranışları geliştirmeyiz. Yok demokrasi benim siyasi çıkarıma, inancıma, ideolojik menfaatlerime hizmet ediyorsa, demokrasi; yok eğer benim çıkarlarıma, isteklerime ters düşüyorsa veya hizmet etmiyorsa ve ben halkın iradesini yok sayıp demokrasiyi rafa kaldırıp, sanal mazeretlerle tekçiliği dayatıyorsam ozman demokrasi inancımızda ciddi bir sorun vardır. Ve biz demokrasi kavramının da içini boşaltarak demokrasiye bayağı, kof ve anlamsız bir anlam yükleyerek çıkarlarımız uğruna bu aziz değeri araçsalaştırmış oluruz.

Yaklaşık 80 milyon Türkiye vatandaşının seçme ve seçilme hakkı vardır. Anayasa hukukunun ön gördüğü kurallar çerçevesinde seçilen her insan Türkiye toplumunun gerçek iradesidir. Yerli ve millidir. Türkiye gibi etnisitesi ve inanç olarak çok farklı ve büyük bir zenginliğe sahip bir ülkede, kullanılan yerli ve milli kavramların iyice sorgulanması gerektiği görüşü de dikkate değer bir durumdur.

Bugün toplumda oluşturulmak istenen terör kavramı algısı da ne yazık ki yukarda saydığımız demokrasi yerli ve milli gibi kavramların akıbetine uğratılmaktadır. Gerçekten çok zorlandığı konulardan biride bugün 6,5 milyon insanın iradesini temsil eden ve her konuşmalarında şiddeti eleştiren barışı isteyen PKK’ya tetikten elini çek diyen, analar ağlamasın, barış olsun diyen ve hatta çatışma bölgelerine gidip operasyonların durdurulması için, yeniden çatışmasızlık sürecine dönülmesi için canlı kalkan olan ve bu samimiyeti 7 haziran seçim öncesi hayatıyla bedelini ödeyen Cezmi BUDAK ve ağır yaralanan Cenap İLBOĞA bunun somut örnekleridir. Daha önceki yazılarımda da ısrarcı bir dille gelin Kur-an hakemliğinde, demokrasi ve evrensel değerler merkezli bir barış zemini oluşturalım.

Güçlü ve büyük bir Türkiye’nin hayallerini 77 milyon Türkiye vatandaşları olarak kuralım, hep beraber gerçek anlamda kardeş olalım bin yıllık kardeşlik vurgusunun içini dolduralım, Allah’ın insanlara verdiği hakları amasız, fakatsız verelim. Kürt Türk kardeşliğimizi bütün dünyaya haykıralım. Bizim birbirimize ihtiyacımız var. Birbirimizin değerlerini, kültürünü, dilini ve her şeyini içselleştirelim, kabullenelim, ancak bu şekilde yürekler bir bütün olur. Ülkemizin geleceği için ortak bir inşada bulunuruz.

Evet, ne gençlerimiz ölsün ne kalplerimiz bölünsün ne de ülkem. Güçlü bir Türkiye ve aydınlık yarınlar için BARIŞ.

Kurban bayramında akıtılan kan dışında, güzelim ülkemde asla kan dökülmesin. Hayırlı bayramlar…

YORUMSUZ NOT: Toplam atanan öğretmen sayısı 37 bin, bunlardan sadece 12 kişi Kürt dili ve edebiyatı öğretmeni olarak atandı, oysa iki bin Kürt dili ve edebiyatı öğretmeni ataması yapılacakmış da Maliye bakanlığı kadro verememiş, ama beş bin geçici köy korucusu için kadro tahsis edilmiş.



Bu yazı 1767 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



2 + 3 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI